Yükleniyor…

Kariyer Seçiminde Kritik Soru: Restoran mı? Otel mi?

Okulundan mezun olmuş ya da mezun olacak genç aşçı adaylarının kafasını meşgul eden soruların başında “Kariyerime nerede devam etmeliyim?” sorusu gelmektedir:

Genç aşçılar, stajlarının çoğunu okul vasıtasıyla 5 yıldızlı otellerde yaptıkları için kariyerlerine de genellikle otel aşçılığı yaparak devam ederler. Otellerin belli programlar dahilinde çalışmasından dolayı çoğu zaman düzenli görünen çalışma koşulları bir süre sonra çalışan için dezavantaja dönüşebilir. Otel mutfağında yapılacak olan işler, davet günleri, kişi sayıları, kaç kişinin kahvaltı alacağı %90 oranında bellidir ve bu bilgi sizin yaklaşık olarak 3 ay önden gitmenizi sağlar. Bu durum mutfak çalışanları için avantaj gibi görünmekle beraber diğer taraftan da dezavantaj olarak karşımıza çıkar. Neden dezavantaj? Şöyle ki; bir süre sonra yapılan iş rutinleşmeye başlar, belli bir zaman sonra da yaratıcılığınızı engeller. Çünkü uyulması gereken reçeteler, standartlar vardır. Bu bir bakıma iyi görünse de üretmiş olduğunuz ürünlerin eksik yönlerini keşfetmenize olanak sağlamaz. A la carte servis yapan restoranlarda ise ağır iş yükü ve uzun mesai saatleri altında, dar ve basık mutfaklarda hizmet vermek zorunda kalmak gibi daha bir çok şey sıralayabiliriz. Fakat restoran servisinde çalışmak aslında tam bir körebe oyunu gibidir. 300 kişilik oturum düzeni olan bir işletmede, hem servis hem mutfak rezervasyon sayısı dışında kaç kişiye hizmet edeceğini bilemezsiniz. Ön hazırlık tamamen mutfak şefinin ve yardımcısının öngörüsüne göre yapılır. Servis çok hızlı ilerler. Aynı anda farklı farklı siparişleri hazırlamak zorundasınızdır. Çok yorucu olmasına karşın mesleki gelişim açısından çok farklı beceriler katabilir bu tür servisler. Tabi dayanabilene. Peki sadece birini mi seçmeliyiz? Kariyeriniz açısından kesinlikle hayır! Her iki tecrübeyi edinmek sizi güçlendirir ve geliştirir. Bu sayede bir süre sonra işin sizi değil, sizin işi seçme kabiliyetiniz oluşur.